Peribacaları

Peribacaları

Peribacaları

Peribacaları

Peribacaları

İç Anadolu‘nun ortasında yükselen tuhaf koniler, yerel mağara sakinleri sayesinde daha da sıradışı bir görünüm kazanmıştır.

peribacaları

20. yüzyılın ortalarına kadar Kapadokya adı, Batı Dünyası için çok az anlam ifade ediyordu. Belki de burası İncil‘de adı geçen Küçük Asya’daki bir yer olarak biliniyordu çünkü Aziz Peter’ in ilk mektubu Kapadokyalılara gönderilmişti. Ancak bugün Ürgüp ve Göreme‘nin bulunduğu Orta Anadolu’da dünya gezginleri tarafından kendisine özgü hayret veren güzelliği ile bilinen bu manzara, beklenmedik bir kıvraklığa sahip.

kapadokya

Bu esrarengiz masal ülkesine ait koni şeklindeki peribacaları ve kaya piramitler, çorak vadide yükselir. Konilerden bazıları 50 metrede sivrilerek zirvelere dönüşür. Diğerleri engebeli ve düzensiz, sanki baştan savma yapılmış ya da bitmeden bırakılmış gibi. Kapadokya‘da hayal edilebilecek her biçim ve boyutta taş sütunlar ve katmanlar da var. Büyüleyici bir renk cümbüşü canlı bir krem rengi, pembe, kırmızı, soluk bir mavi ya da gri buraya daha da gerçek dışı bir hava veriyor.

kapadokya-mağara

Manzaranın tuhaflığına ek olarak, orada ve buradaki koni ve taşlar, daha koyu renkli taştan püsküllü birer şapka giymişlerdir. Bazıları tuhaf biçimli mantarları, bazılarıysa hafif yana yatmış neşeli şapkaları olan pelerinli figürleri andırır. Kimi yerlerdeki koni ve taşlar vadiye rasgele saçılmış; diğer yerlerde ise sıralı askerler gibi dizilidir. Yağmacı bir ordu tarafından kuşatılmış olan halkın Allah’a yakarışları sonucu düşmanları taşa dönüştürdüğü bilindiği zaman, oluşumun başlangıcını anlatan mitolojik öyküyü anlamak kolay olur.

Kapadokya‘nın başka dünyadanmış izlenimi veren kaya heykelleri sönmüş bir yanardağ olan Erciyes Dağı platosunda bulunuyor. Bu 3916 metrelik dağ, bu konilerin ham maddesinin de kaynağı. Milyonlarca yıl önce dağda şiddetli bir patlama olmuş ve bu geniş bölgeye dökülen külleri püskürmüş.

cappadocia-fresco-kapadokya-kilise

Küller soğuyup kalın bir tüf katman oluşturarak katılaşınca, beyaz, yumuşak kayalar bıçakla düzeltilmeye elverişli bir örtüye dönüşmüş. O zamandan bu yana yağmur, kar ve rüzgarlarla aşınmış. Yağmur sularının akışı vadiyi ve dar boğazı yuvarlak şekilde kesmiş, sonra bunların yanlarını aşındırmış, tepe oluşturmasına ve şekil vermesini sağlamış.

Yanardağın püskürmesiyle oluşan tüf tabakaların sert olanları daha koyu renktir. Bu tabakalar Gullies gibi aşağıya doğru kesilmiş, fazlalık olan şapka kısımları ise daha sert olan tabakalardan olduğu için yumuşak kısmı altta bırakıp daha ilginç bir şekil yaratarak bu bireysel konilerin üzerinde yerlerini korumuşlar.

Sanki görünüş yeterince inanılmaz değilmiş gibi, buna ek olarak ziyaretçiler için bir de saklı sürpriz var. Bu koni tepecikler ve vadideki sarp kayalıklar üzerinde kapı ve pencereler açılmış.

Yirminci yüzyıla girinceye kadar insanlar evlerini, bu kolonileri ve sarp kayaları oyarak yapmışlar. Bu düşüncenin M.Ö. 4000 lı yıllarda insanların yumuşak kayaların içinde doğal olarak oluşan mağaraları genişletmesi ve tünelleştirmesiyle başlamış olduğu tahmin ediliyor. MÖ. 2000li yıllarda doğuda Hitit dalgası göründü. Bununla birlikte mağarada oturanların, daha sonra çok büyük yer altı şehirlerine dönüşen tüneller ve sığınaklar kazmış olduğu düşünülüyor.

Üst tarafa Hıristiyanlığın hızlı yayılması ve ıssızlık, ilginç konisel vadinin düşünerek hayata geçirmek isteyen insanları cezbetmesine neden olmuş. 4. yüzyılın bitimiyle birlikte bu konilerde küçük bir grup ruhban ve rahibe, hücre, yemekhane ve mutfaktan oluşan manastırlar kurmuşlar.

nevsehirGoreme_Karanlik_Kilise

Daha sonra bu bölgede ruhbanlar 400’e yakın, iyi dekore edilmiş kilise inşa ettiler. 7. ve 12. yüzyıllar arasında ruhbanlarkiliselerin yeraltı kemerlerinin ve kubbelerin tamamını sütunlardan yonttular. Kuvvetli pigmentler kullanarak hala renkleri canlı duran duvar resimleri yaptılar. Göreme Vadisi’ndeki kiliselerdeki bir duvar resmi Aziz George’u iblisle savaşırken gösteriyor, bir diğeri Yeni Testement’i Mısır’a uçuş gibi gösteriyor.

Göreme bölgesindeki manastır yerleşimleri, papaz hücreleri dışında kayalara oyulmuş, toplu yapılar halinde. Bu komplekslere, manastır ve kiliseler çekirdek teşkil etmiş. Tüm yapıların dağılımı -vadilerin yamaç ve eteklerinde yer alışı- belli bir sisteme göre yapılmamış. Yapıların ortak özelliği; tehlike anında giriş kısmının kolayca savunabilmesi amacıyla küçük ve dar, bazen de kademeli değirmen taşlarına benzer sürgü taşlarıyla donatılmış olmaları.

kapadokya-balon-turlari

Koni şeklindeki tepecikler ve içindeki kore edilmiş kiliseler çok sayıda turist çekiyor. Toprak kayması yüzyıllık duvar resimlerini taşımış, kötü havadan aşınan konilerin devam eden ilerlemesini yaratmış. Ama yontarak şekil verirken başkaları oluşmuş.

HEYKELİMSİ OLUŞUMLAR

Göreme Vadisi’nde görülen gerçek üstü doğa oluşumları, yumuşak kayaların yağmur ve rüzgarla aşınması sonucu farklı formlar sergiler

KÜLAH BİÇİMİNDE FORMLAR

Sarp kayalıklar havanın etkisiyle külah biçimlerinin ilk katmanlarını oluşturmuşlar. Erozyonun da etkisiyle birbirlerinden ayrı formlar ortaya çıkmış.

YAŞAM ALANLARI

Uçhisardaki labirent benzeri mağaralar toprak kayması sonucunda ortaya çıkmışlar.

derinkuyu yer altı şehri

KAYALARIN İÇİNE OYULMUŞ EVLER

Kapadokyadaki Peribacaları ve sarp kayaların içine oyulmuş mağaralardan çok hoş evler oluşmuş. Sıcaklıksal kalıntılar yılın her zamanında tamamen değişmiyor, oturanları yazın güneşinden kışın soğuğundan koruyor. Bazı yerleşilen mağaralar yüksek ölçüde. Uçhisar‘da yaklaşık 1000 insan kaya çıkıntılarında oyulmuş çok kalabalık odalarda yaşamışlar. Çok sayıda Kapadokyalı bu uçsuz bucaksız yer altı şehirlerinde saklanmışlar. Derinliklerde hala yeterince geniş odalar dar tünellerle birbirine bağlanıyor, merdivenlerle bir kattan diğerine geçiliyor.

kaymaklı-yeraltı-sehri

Derinkuyu şehrinde tahmin edilen nüfus 20000 ve 20’den fazla katman var. Burada sadece kalacak yer yok, aynı zamanda toplu mutfaklar ve havalandırma bacası, su bacası ayrıca şarap mahzeni, yemlikli ahırlar, kilise ve mezarlık bulunuyor. Gaz lambaları odaları aydınlatıyor. Bir tehlike olduğunda büyük kaya bir disk tünelin girişine yuvarlanıyor ve şehrin girişlerini kilitliyor.

Bu Yazıyı Paylaşabilirsiniz:

Benzer Yazılar:

0 yorum

Bu yazıya siz de yorum yapabilirsiniz

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir